Seyrettiklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seyrettiklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2014 Perşembe

İlk Aşk (Flipped) Aşk Tadında Bir Film

Film yorumcusu değilim ama seyrettiğim güzel filmler hakkında yorum yazmak ve paylaşmak hoşuma gidiyor.

Flipped filmini başka bir film ararken tesadüfen buldum. İmbd 'den yüksek puan aldığını görünce de indirdim hemen. Uzun bir süredir de seyretmek için sırasını bekliyordu.

Arada kendimi duygusal hissettiğim zamanlarda romantik filmler seyretmeye bayılırım. Dün akşamda oğlumun erken uyumasını fırsat bilerek birazda keyiflenmek adına İlk Aşk'ı seyretmeye başladım.

Biraz filmden bahsetmek istiyorum: Film ilk baktığınızda çocuk filmi gibi gözükebilir gözünüze ama öyle değil kesinlikle. Her yaştan insanın seyredilebileceği tadı yerinde eğlenceli akıcı bir film. 

Filmimiz Bryce'lar yeni bir eve taşınmasıyla başlamaktadır. Brycler eşyalarını taşırken Julie ile tanışır ve bu tanışma onu hiç mutlu etmemiştir. Aynı mahallede karşı karşıya oturmak, her gün onu görmek aynı sınıfta onunla beraber olmak hiç istediği bir durum değildir. 

Küçük Juli için işler öyle değildir. Çok farklı ilerlemektedir. Bryce'ın hayatına girmesi ile ilk aşkını da tatmış olur. İlk öpücüğünün Bryce'dan olmasını istemektedir. 

Yaşananlar ve duygular  Bryce ve Juli'nın gözünden ayrı ayrı anlatılıyor. Duygular çok yoğun şekilde işleniyor. Küçük bir genç kızın hissettikleri, çekingen ve güveni olmayan bir erkek çocuğunun yaşadıkları iki karakterden ayrı yorumlanıyor.  

Tanışmalarından bu yana aradan altı yıl geçer. Juli ve Bryce için işler daha da zorlaşır. Juli ve Bryce artık ergenlik çağına girmişlerdir. Zaman zaman birbirlerinden uzaklaşsalar da, aralarında güçlü hep yerini korur.

Juli'nin yaşama bakışı deli gibi bağlandığı çınar ağacı hayal dünyası, hisleri, azmi ve başarısı Bryce'da çok etki bırakmamıştır ve reddedilmeyi fark eden Juli artık üzgündür.
 
Bu bağı Bryce'nin fark etmesi dedesinin ona uzattığı gazete haberiyle canlanır. Çok geç fark ettiği Juli, artık onun düşünebileceği tek kızdır.  


Artık sıra Bryce'tadır. Hissiz kaldığı Juli'yi nasıl geri kazanacaktır. 

Bryc'tan kısa bir replik:
  • Okuldaki en seksi kızla yemek yiyordum.
  • Ve çok mutsuzdum.
  • Çünkü birkaç metre ötemde Juli duruyordu.
  • Benim Juli'm.
  • Gülüyor.
  • Acaba neye gülüyor?
  • Nasıl orada oturup, gülüp o kadar güzel durabilir.

Zaman su gibi akıp geçti. Ben hala bir şeyler olmasını beklerken filmi bitirmişim. Bittiğine üzüldüm.

Hani dersiniz ya bu filmi mutlaka seyretmem gerekir, olmazsa olmaz. İlk aşk bu kadar mı güzel anlatılır?

İki minik kalpten yayılan sıcacık sevgiyi sizde seyrettiğinizde hissedeceksiniz.


Damağınızda tatlı bir tat yüzünüzde tatlı tebessüm olsun istiyorsanız İlk Aşk seyredilmeye değer bir film. 



İyi seyirler:)))

 

1 Mart 2014 Cumartesi

The Book Thief- Kitaplarla Dolu Bir Film

Hafta sonu için seyredilecek film ararken, buldum The Book Thief. Kitap sever biri olarak seyretmem gerektiğini düşündüm ve İmbd'den hem puanına hemde traillerine baktım. 

Oyuncu kadrosunda Geoffrey Rush vardı. Bir hafta içerisinde Geoffrey Rush'un ikinci filmini seyrediyordum. Geçen hafta The Best Offer'i seyretmiş ve çok beğenmiştim. O fimle ilgili yorum yazmak isterken şimdi Kitap Hırsızı ile ilgili yazı yazıyorum. 

Her iki filmide muhteşemdi. Her zamanki gibi bana göre:))

Ben Kitap Hırsızı ile ilgili bir kaç açıklama yapmak istiyorum:

Film, kitaptan uyarlanmış Nazi zamanına ait eski tarih, savaş ve drama filmi.

Film karla kaplı bir manzara eşliğinde başlıyor. Seslendirme müthiş. Hikaye anlatılmaya başlanılıyor. Anlıyorsunuz zaten güzel bir film olacağını o andan itibaren.

Liesel savaş zamanında Almanya’da henüz dokuz yaşındayken bir ailenin yanına yerleştirilir. Okuma ve yazmayı bilmeyen Liesel kitapları çok sever ve kendi hayal dünyasını yaratır. Evlerinde sığınmacı olarak kalan Yahudi Max sayesinde kitaplarla bütünleşir. Dünyadaki kötülüklerden uzaklaşmanın tek yolu kitaplardır. Kitapların yakıldığı bir zamanda, kitaplara büyük bir sevgiyle bağlanan küçük bir kız çocuğu... 

Liesel'in güzel gözleri, saçları, etkileyici oyunculuğu çok dramatikti. Gökyüzünde yankılanan bomba sesleri içinde bir kız çocuğunun sığınakta hikâye anlatması. Max'ın bomba sesleri arasında yıldızlara hayranlıkla bakması, etkileyici sahnelerden bir kaçı.

Filme savaş zamanındaki çocukların nelere maruz kaldığını görmek çok üzücüydü. Ama yaşam savaş ve kanla kurulmuş durumda. 

Çocuklar bu dünyadaki her şeyi çıplak gözle görebilen, kendi iç dünyasında onları yaşayan minik kalpler.  

Kitabı okumadım ama filmi çok beğendim. Film bu kadar güzelse, kim bilir kitap nasıldı?

Oğlum kucağımda bana sarılmış şekilde filmin final sahnesini seyrederken. Liesel'e çok üzüldüm. Liesel'in gözyaşları benide ağlattı diyebilirim. 

Filmde çok dokunaklı sahneler var. Duygusallaşmamak imkansız. 

The Book Thief  uzun bir film. Sıkılmadan seyredeceksiniz. 

Ben iki saat nasıl geçti anlayamadım.

İyi seyirler:)))









26 Şubat 2014 Çarşamba

The Intouchables-Leziz Bir Film

Haftada fırsat buldukça üç dört film seyretmeye çalışırım. Tabiki her seyrettiğim her film güzel çıkmıyor maalesef.

Ben de en çok beğendiklerimi anlatmak istiyorum size.

Can dostum adından da anlaşılacağı gibi, dostluk ve arkadaşlık üzerine kurulmuş, gerçek bir hikayeden uyarlanmış bir fransız filmi ve benim gidip görmek istediğim bir şehir olan Paris'de geçiyor. 

Fransız filmleri güzel olur. Severim ben. Orjinal dilde seyretmek de ayrı bir keyif benim için.   


Azda olsa filmden bahsetmek istiyorum. Driss hapishaneden yeni çıkmış bir işsizdir. İşsizlik maaşını alabilmek, başvuru formunu imzalatmak için gittiği evde, kendini birden geçirdiği kaza sonucu boyundan aşağısı felç olan Philipp'in bakımını üstlenen yatılı bir eleman olarak işe girmiş şekilde bulur. 

Filmimiz ve maceralarımızda bundan sonra başlamaya başlar.

Film çok eğlenceli, bazen hüzünlü, bazende buruk geçiyor. Arada gülmeyede hazır olun. Driss'in eğlenceli yapısı evde yaşayan herkesi etkiliyor. Bir kaç karede de Paris'in güzel karlı havasını içinize çekersiniz. Güzel görüntüler olur bence. 

Film seyredildiğinde yüzünüze tatlı bir tebessüm olarak yansıyacak. Eğleneceksiniz. Benden söylemesi.

Keyifli ve dolu dolu iki saat geçirmek ve bittiğinde aklınızda dostluk ve iyilikle harmanlanmış duyguların pekişmesi yol açacak hislerin oluşmasını istiyorsanız, seyretmelisiniz. Tatlı bir tat yüreğinize oturur. Hatırlatır size dostlarınızı.

Duygu yüklü leziz bir film Can Dostum. Seyredilmeye değer.

Ufak bir de not belirtmek isterim. Film, Cesar En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, En iyi Avrupa Filmi Goya Ödülü, Japon Akademi En İyi Yabancı Dilde Film Ödülleri'nide almıştır.  

İyi seyirler :)))





21 Şubat 2014 Cuma

12 Years a Slave Altın Küre En İyi Drama Ödülü

Kitaplarımdan sonra diğer bir zevkim yabancı diziler ve filmler. 

Takip ettiğim bir kaç forum sitesinden yeni çıkan filmleri seçip imbd'den  puanına ve trailerlerine baktıktan sonra indiriyor  arşivliyorum. Daha sonrasında da oğlum Berke'den fırsat buldukça seyretmeye koyuluyorum. 

12 Yıllık Esaret seyretmek istediğim filmlerin arasında ilk sıralardaydı. Bende çarşamba akşamı yemekten sonra oğlumda biraz sakinken hadi seyredeyim bakalım dedim. 
Film ilk başladığı sahneden itibaren güzel bir film olduğu sinyallerini veriyor size. Zaten onuncu dakikasından sonra kendinizi kaptırıyorsunuz. 

Özgürlüğünü eline almış, ailesi ve müziğiyle bir arada huzurlu bir yaşam süren Solomon Northup'un  yeniden köle olarak satılması, çektiği sıkıntıları anlatan 12 Yıllık Esaret gerçek bir hikâyeden esinlenerek çekilmiş olan bir film. 

Filmdeki kırbaç  sahneleri, köle olan bir annenin satılırken çocuklarından koparılması, Solomon'ın asılması sahnesi, kendi arkadaşını sırf diğerleri zarar görmesin diye kırbaçlaması, köle olarak eziyet görmektense ölümün onlar için bir kaçış yolu olduğunu ve ölmek istemeleri, aşağılandıkları, ağır hakaretler ve sözler beni bitiren sahnelerdi. 12 Yıllık Esaret bana yıllar önce seyrettiğim Amistadfilmini hatırlattı. Amistad filmide, en az bu film kadar dramatikti.

Aralarda filmi Berke'nin istekleri için durdurup başlatsamda filmden çok büyük keyif aldığımı söylemek istiyorum. 

Film aldığı en iyi drama ödülünü hakkını fazlasıyla vermiş. 

Seyredin derim. Her zaman kaliteli filmler çekilmiyor.

Filme başlamadan önce iki saatinizi ayırmanız gerekiyor. Sıkılacağınızı ve beğenmeyeceğinizi ummuyorum. Ben filmlerimi orijinal dilde ve altyazı  olarak seyrediyorum. Size de aynı şekilde izleminizi tavsiye ederim. 

İyi seyirler şimdiden:)))))