Bloggerpaylasıyor Yazılarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bloggerpaylasıyor Yazılarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2016 Salı

Dünya Kadınlar Günü Florart Workshop İle Kutlandı

Merhabalar

Bu pazar Dünya Kadınlar Günü erken kutlamak için çok güzel workshopa katıldım. Benim gibi çiçek aşığı olan birinin olması gereken bir etkinlikte ben olmazsa olmazdım.

Bloggerpaylaşıyor ekibinin organize ettiği her kadın çiçektir slogonu ile yola çıkarak bizi mekanlarında çok güzel karşılayan Florart'a birlikte çiçek düzenleme etkinliği gerçekleştirdik.

İlk önce Florart hakkında biraz bilgi vermek istersem, canlı kesme çiçek tasarımcılığı ilgi ve talebi artırmak, bunun bir meslek edinebilmesine yardımcı olmak ve çiçek severlere yönelik workshop dersleri düzenlemektir.
Florart'ın kurucusu iki girişimci bayan Buse ve Esra Hanımların kurmasıyla hayata geçilmiş olup canlı çiçek tasarımını hobi olarak veya profesyonel olarak yapmanıza imkan sağlayan içi mis gibi çiçek kokan, sıcacık gülümsemeleriyle sizi karşılayan sıcacık bir ortam.

IMG-20160301-WA0101

Şimdi gelelim workshopa.

Buse Hanım ve biz sekiz bayan tanıştıktan sonra. Buse hanım kesme çiçekler hakkında bize biraz ön bilgi verdi. Yapılmış olan hataların sonucunda çiçeklerin kısa sürede nasıl bozulduğundan bahsetti.

Örneğin vazoya koyacağımız çiçeklerin suya değen dal kısımlarında kesinlikle yaprak olmaması gerektiğini, ortalama iki günde bir suyun değiştirilmesi,arada dal kısımların verev olarak kesilerek yeniden dalların suyla temas etmesini açıkladı. Bu uygulama sayesinde kesme çiçeklerimizi daha uzun yaşatacağımızı söyledi. Ayrıca önemli bir dipnotta iletti. Kullanmış olduğumuz vazoların üçte biri kadar su doldurulması gerektiğini vurguladı.

İlk önce Buse Hanım bize işin tekniğini anlatarak, nasıl yapılacağını göstererek, bizleri kendi halimize bırakarak çiçeklerimizi yapmaya bıraktı. 

IMG-20160301-WA0104

O renkli çiçeklerin muhteşem güzelliği ve huzuruna bizi teslim etti ve arada da canlı kesme çiçeklerle ilgili yapılan bir araştırmanın insan üzerinde etkisini de anlatmış oldu.

Amerika'da kadınlar ve erkekler üzerinde yapılmış olan kesme çiçeklerle ilgili bir araştırmanın insan üzerinde yarattığı mutluluk ve rahatlama hissi yaratığını söyleyerek küçük bir tavsiyede bulundu.

Yatak odalarınıza ve çocuklarınınızın çalışma masasına canlı çiçek koyun dedi.  
Ben sürekli vazo çiçeği alıp evimde kullandığım için tavsiyesinin  çok gerekli olduğunu kendisine de söylemiş oldum. Bende yarattığı etkiyi paylaştım.

IMG-20160301-WA0143

Çiçeklerimiz renklenmeye başlamış olduğu zamanlarda, her birimiz kendi ruh halimizle bir şeyler yapmaya çalıştık. 

IMG-20160301-WA0140

Veee  sonunda masanın üstü tam bir gökkuşağı gibi rengarenkti.Hepimizin yüzünde mutlu bir gülümseme mevcuttu. 
Buse Hanım her birimizin çiçeğini yorumlayarak bize nasıl bir çalışma yaptığımızı anlattı. 

Acemiydik ama bence güzel şeyler ortaya çıkarmıştık. 

Bu anı ölümsüzleştirmek adına çiçeklerimiz ve biz bir güzel poz verdik. 

Sizce de çok güzel görünmüyor muyuz?

IMG-20160301-WA0051

Sonunda Buse Hanım'ın elinden sertifikalarımızı da alarak çiçeklerimizi taçlandırmış olduk. 

IMG-20160228-WA0019


Florart yetişkinlerin yanı sıra çocuklara yönelik çalışmalarda yapmaktadır. Çocukların gelişimi için çiçek tasarımının iyi geleceğini düşünmektedir. 

Sizde kesme çiçek tasarımına ilgi duyuyor ve bunu hobi yada profesyonel olarak devam ettirip, kendinize yeni ufuklar aşmayı hedefleyenlerdenseniz Florart'a bir uğramanızı tavsiye ederim.

Ben çiçeklerin büyülü dünyasına bayılan onlarla mest olan birisi olarak çiçekler hayattır diyorum. 

Her kadın çiçektir ve çiçekler solmasın. 

Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun. 

Blogerpaylaşıyorlar ekibinin bir üyesi olarak Dünya Kadınlar Günü'nü biz Florart t'la kutladık. Kendilerine bizleri ağırladıkları için teşekkür ederiz.

Çiçeklerle kalın...
20160228_153256
Buda benim çalışmam:)

14 Şubat 2016 Pazar

Bir Yazarın & Üç Ayrı Kitabı

Bu kadar kitap okuyan birisi olarak, bazen usta yazarların kitapları ile neden çok geç tanıştığımı anlamıyorum.
Stefen Zweig'de bunlardan birisi.  İlk okuduğum kitabı Satranç oldu.  İkincisi Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, üçüncüsü de bitmeye yaklaşan Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat.

IMG_20160118_223510

İlk önce satrançla başlamak istiyorum. Roman adıylada anlaşıldığı gibi satranç oyunu üzerine kurgulanmış. gerçekte satranç mı yoksa insanın içinde yaşattıkları mı.  Hissettiğimiz hırsla neler yapılabileceği, kendimizi nerelere sürekleyebileceğimizi anlatan, anlatırken de  düşündüren, bence dramatik bir o kadar da psikolojik bir roman.

Satranç Modern Klasikler Dizisi'ne 21. sırada.

Satranç'dan sonra ara vermek ve yazarın başka hangi kitabını  okumayalım derken ikinci kitabını hemen almış oldum.

IMG_20160118_223325

Bilinmeyen Bir Kadının  Mektubu. Daha romanı okumadan kapağından etkileniyorsunuz. Ben kapak fotoğraflarını arka yazıları mutlaka okur ama kararımı sayfalar arasında gezinirken veririm. Bu romanı da okurken çok seveceğimi anlamıştım ve sadece bir günde sabahtan akşama bitirmiştim.  O bilinmeyen kadın beni ne çok etkilemişti şimdi yazarken hatırlıyorum ve yeniden okuma isteği hissediyorum. Bilinmeyen Kadının Mektubu ile ilgili kendi blogumda daha burada yazı yazmaya başlamamışken yazmıştım.

Kendi blogumda yazdıklarımdan bir kaç cümle paylaşmak istiyorum izninizle. Bilinmeyen bu kadın kim, ne anlatacak, ne oluyor, nerede son bulacak... Kafamın içindeki sorular ardı ardına sıralanıyordu.  Okudukça anlatılanlar gözümün önünde oluşuyordu. Karı hissettim, bir çocuğun aşkına şahit oldum, bir annenin acısını paylaştım, bir kadın için aşkın ne demek olduğunu öğrendim. Karşılıksız aşk ne demekmiş, ben bu kitabı okuduğumda anladım. Stefan Zweg kadın ruhunu ve aşkı o kadar güzel anlatmış ki, yazdıklarını size yaşatabiliyor. Bir kadının iç dünyasında neler oluyor, görebiliyorsunuz. Çok, çok etkiliyeci bir hikaye. Gerçek sevgi nedir? Sorusunu sorgulayacağınız bir kitap. Kitabı bitirdiğinizde neden klasik olduğunu çok daha iyi anlıyorsunuz. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim, mutlaka okuyun derim.

Bilinmeyen Kadının Mektubu Modern Klasikler Dizisi'ne 22. sırada.

Processed with VSCO

Şu an bitmesine bir kaç sayfa kalan Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat, yine diğer kitaplar gibi geçmiş de yaşanılan olayların anlatılmasıyla bir şekilde açığa çıkmasıyla ilgili.  Mrs. C  yaşamında unutamadığı bir yirmi dört saati yıllar sonra ön yargısı olmayan bir bir beyefendiye  anlatır. Anlatmak ne kadar zor olsa da yaşanmış olan o sarsıcı yirmi dört saat en çıplak haliyle yeniden yaşanarak dile dökülür.

Yazarın psikolojik ifadeleri, anlatımı beni sarsıyor ve düşündürüyor. Belki benim gibi düşünmeyen çıkar ve sıkılabilir. Ben yine alınılacak çok ders, düşünülecek çok değer olduğunu düşünüyorum.

Yoruma açığım. Okuyanlar varsa tartışabiliriz.

Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat  Modern Klasikler Dizisi'ne 22. sırada.

Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım.

Stefan Zweig hakkında ve eserleri hakkında bilgi almak isterseniz, bir tık yapmanız yeterli.

Sevgiyle kalın...

12 Şubat 2016 Cuma

Atıştırmalık&Ülker Altınbaşak Mini

Merhabalar

Bu hafta abur cubur seven benim son zamanlarda severek tükettiğim bir atıştırmalık olan, Ülker Altınbaşak Yulaflı kepekli mini krakerden bahsetmek istiyorum.

Ben yoğun çalıştığımdan mutlaka öğleden sonraları abur cubur tüketmekten vazgeçmeyen birisiyim. Tercihim genelde şekerli büsküviler ve çikolatadan yana.
Ama zaman zaman kendime kızar ve baktım şekerli yiyecekler bana kilo aldırıyor, hemen yan çizerek diyet ürünlerine kayarım.

Altınbaşak'ın normal krakerini  kahvaltı yapmadığım zamanlarda kullanıyordum. geçen gün markette alışveriş yaparken bu mini krakerleri gördüm ve bir kaç paket aldım.

20151202_154641
Hemen denemeye başladım. Krakerler  büskivisine göre daha yumuşak ve biraz daha lezzetli. Daha az yağlı ve yerken sizi tıkamıyor.

20151202_154635

Bir paket yedikten sonra ikincisini açarak onuda yarılamış oldum diyebilirim. Ben son derece severek tükettim. Krakerlerinin yanında mutlaka çay ve su için.
Ayranlada güzel gidiyor :-)

20151202_154554

Kilo yapıcı ürünler yemektense, açlığınızı bir nebze giderecek hafif  bu tarz atıştırmalıklar yiyebilirsiniz. Bir deneyin sevmezseniz almazsanız. Ben sevdim.

Afiyet olsun

21 Ocak 2016 Perşembe

Doğadan Zencefil Çayı İncelemesi


Merhaba

Yeni bir postla karşınızdayım.

Doğadan Zencefil Limonlu soğuk bitki çayı.
Havalar malum sıcak. Yemek yemek yerine bizi serinletecek soğuk gıdalara yönleniyoruz. Ben farklı tatta bulunan değişik ürünleri tatmak ve deneyimlemekten hoşlananlardanım. Doğadan'ın sıcak poşet Çaylarının hemen hemen hepsini denemiştim. Ürün çeşitleri oldukça fazla.

dogadan

Soğuk çayını geçenlerde çok susayıp kendimi markete attığımda fark ettim. Limonun fresh tadı, zencefilin keskin aromatik tadı ve kokusu beni serinletmeye yetti. Ayrıca bir şişe zencefilli Limonlu soğuk meyve çayı susuzluğunuzu gidermeye yetiyor.
Şekeri yoğun olmayan ferahlık verme özelliğine sahip bu soğuk çayı eğer zencefil de seviyorsanız denemenizi öneririm. Ürünün fiyatı 2.5 TL. Bazen ürün indirim de olduğunda 
şişesini 2 TL den satın alabilirsiniz.

taze_zencefil


Tabi zencefili taze olarak da tüketebilirsiniz. Zencefil kökü bir çok aktar ve büyük marketlerde satılıyor. Zencefil çayı bitkinin en popüler tüketim şekilleri arasındadır. Zencefil çayını hazırlamak için taze zencefil dilimlerini kaynamış suya atarak demleyebilirsiniz. Tatlandırmak için limon veya portakal dilimi, çubuk tarçın veya esmer şeker eklenebilir. Yemeklerden sonra mideyi rahatlatmak, mide asidi üretimini azaltmak, şişkinliği almak için içilebilir. Dilerseniz paketli şekilde alıp kendiniz de demleyebilirsiniz. 

Sevgiler

21 Aralık 2015 Pazartesi

Himalaya Herbals’ın Neem Özlü Arındırıcı Yüz Temizleme Köpüğü


Merhabalar 


Bugün size bir haftadır kullandığım yüz temzileme köpüğünden bahsetmek istiyorum.

Kozmetik alışverişim genelde Gratis ve Watsons'tan yana. Mutlaka mağaza içine bir girer, yenilikleri takip ederim. Yine geçen hafta kızımla pamuk, aseton ve ruj almak için Gratis'e daldığımızda alışveriş tutarımız da 25 TL üstünü aşınca  Himalaya Herbals’ın Neem Özlü Arındırıcı Yüz Temizleme Köpüğü'nü 6 TL'ye indirimli aldım.

Yüzünüzü sadece su ile yıkadığınızda temizlenmediğini görüyorsunuz. Kapatıcı, allık ve far kalıntıları duru su ile çıkmıyor maalesef.

Ben mutlaka yüzüm için cilt tipime uygun bir temizleme ürünü kullanıyorum. Bu şekilde içim daha rahat ediyor.
Kendimiz nasıl nefes alıyorsak, tenimizin de rahat nefes alması önemli.

Himalaya Herbals’ın Neem Özlü Arındırıcı Yüz Temizleme Köpüğü' nü size anlatırsam; Ürün pompalı yapılmış ve tek bir pompa kullanmanız ,için yeterli oluyor. Yüzünüze sürdüğünüzde verdiği ferahlık ve hafif koku bence kimseyi rahatsız etmez. Yüzünüzde yok gibi duran hafif mi hafif  yüz temizleme köpüğü, temizleme konusunda başarılı. Ferahlık hissediyorsunuz. Karma bir cilde sahip olduğum için ben yanaklarımda biraz kuruma hissettim ve nemlendirici kullandım. Benim burun kenarlarım yağlı olduğu için, bende iki saat sonra yağlanma boy gösterdi diyebilirim.

Genel olarak kullanımı kolay, temizlemesi gayet iyi, hafif ve tahriş etme özelliği olmayan güzel bir yüz temizleme köpüğü.

Her cilt tipi için kullanılabilir görüşündeyim. Yinede siz cilt tipinizi göz önünde bulundurarak almayı deneyin derim.

Ürün ülkemizde sadece Gratis mağazalarında satılmaktadır. Ben markanın diğer ürünlerini de denemek itiyorum. 


Özellikle bitkisel içerikli diş macununu.



Hoşçakalınnnnn :-)

30 Kasım 2015 Pazartesi

Shazili Hazır Türk Kahvesi

Merhabalar,

Türk kahvesini ne kadar sevdiğimi Arçelik Telve Türk Kahve Makinesi adlı yazımda dile getirmiştim. Marketlerde satılan tek kullanımlık kahve çeşitleri ve saleplerin hemen hemen hepsini denedim diyebilirim. Kullandıklarımın arasında beğendiklerim de oldu, beğenmediklerimde.

Shazili  hazır Türk kahvesi çeşitlerini geçen gün eşim bana bitti çayı ararken görmüş, denememiz için üç adet almış gelmiş. Kahveye olan düşkünlüğümün farkındadır her daim:-)

Biraz ön yargılı davranıp, Türk kahvesinin  tek kullanımlık poşette olma fikrini benimsemedim. Sonra yanlış düşündüğümü fark edip denemeye karar verdim. Sonuçta birileri emek vermiş ve bir ürün sunmuşlar piyasaya. Alıcı olarak bizim yorumlarımız son derece önemlidir dedim kendi kendime.

Shazali hazır türk kahvesinin, normal ve sütlü olarak iki ayrı çeşidi mevcut. Normal olanın sade, orta ve şekerli çeşidi, sütlü olanın ise şekerli ve şekersiz çeşitleri var.

Ben sütlü ve şekersiz olanı denedim.

İlk başta Türk kahvesi kahve fincanında içilir düşüncesiyle kahve fincanlarımı çıkardım ama baktım ki 150 ml sıcak suya karıştırılarak yapılması gerektiği açıklamasını okuyunca büyük fincanıma yaptım.

5 saniyede dedikleri gibi kahveniz hazır oluyor. İşlem çok basit poşeti fincana dök, üzerine sıcak su, karıştır Türk kahven hazır.


20150317_214749


Siz kahvenizi karıştırdıkça, kahvenin köpüğü olmaya başlıyor ama içtiğinizde farklı bir tat alıyorsunuz damağınızda. Kahve kokusu yerinde ama tadı için aynı şeyi söyleyemem. Sütlü kahve içiyormuşum gibi hissettim ben. Kahvenin içine ayrıca Türk kahvesi telvesi konmuş gibi. Zaten fincanın sonunda az miktarda telve çöküntüsü kaldığını görebiliyorsunuz.

Çocukken ben anneme bende kahve içmek istiyorum diye tutturduğumda bana yaptığı ılık sütlü kahve içiyormuşum gibi geldi.

Böyle tek kullanımlık poşetler bana göre değil maalesef. Ben cezvede ve makinede pişenleri tercih ediyorum.

Shazile Sütlü Türk kahvesi benim için orta derecede bir ürün. Herkesin damak tadı farklı. Bana pek hitap etmedi diyebilirim. Aranızda içen vardır mutlaka. Sizden gelebilecek yorumlarıda ayrıca değerlendirmek isterim.

Shazile markasının sahlep, sıcak çikolata, cappucino, üçü bir arada ürünleri  ve yeşil kahve ürünleri de mevcut. Ayrıca denenebilir.

banner-stk-ufak_w660_h385


Sizde ürünlerini tatmak ve diğer ürünlerinden bilgi almak isterseniz, tıklamanız yeterli. 

Şimdiden afiyet olsun demek istedim sizlere :-)


Sevgiyle ve bizimle kalmanız dileğiyle.


Hoşçakalın

20 Kasım 2015 Cuma

Papucumun Ajanı 1 İncelemesi


Merhabalar

Son zamanlarda çok keyifle okuduğum ve okurken gülmeme engel olamadığım, oldukça eğlenceli bir kitaptan söz etmek istiyorum.

Papucumun Ajanı 1 

Uzun zamandır işsiz olan ve kendini meteliğe kurşun atan olarak ilan eden, fiyasko birlik başkanı olduğunu düşünen, kız kurusu olarak dolaşan 25 yaşındaki bir genç kız Deniz Akın.

İşsizlikten bulanmış halde ortalıkta dolaşırken, en komik ve gülünç bir cv yazarak, elinde özgeçmişi ile girdiği uzun atlı bir holdinge yalan söyelerek iş başaı yapar.

Yapar yapmasına da başına neler gelir neler...

Bir erkeğin En'lerinin hepsine sahip olduğunu düşünen Deniz Akın,  Tuna Üstüner'e deli gibi aşık olur. Artık hikaye buradan başlar.

Kitabımı okurken bir instagram'da bir kaç paylaşımda bulundum ve Deniz akın fanlarının olduğunu fark ettim.

Paylaşım yaptığım bir kaç cümleyide sizinle paylaşmak istiyorum: Deniz Akın'ı okurken hissettim. Bu kadar mı çılgın olunur. Bu kadar mı düşünmeden aşık olduğu adama kendini adar. Gurur mu aşk derken, aşk mı seçilir. Son zamanlarda okuduğum en eğlenceli, en keyifli kitap. Okurken gülmeme hakim olamıyorum. Ortalık yerde okumayın. Neye gülüyor derler. Ayrıntı yakında blogta. Son sayfalarım ben kaldığım yerden devam.

Kitaptan çok bahsetmek istemiyorum. Son zamanlarda biraz değişiklik yapıp kendime iyi gelecek bir kitaplığı kitaplığımdan seçtim. Çok da iyi yaptım. Deniz Akın gibi az uçuk, hayatı tiye alan, kendinle dalga geçebilen bir bayan olmak isterdim.  Onun kadar olmasamda kendimde biraz kaçık olabilirim. :-)

Çok, çok güldüm. Deniz Akın sanki bir kitap kahramanı değil, yaşayan bir kadınmış gibi hissettim. Kısa sürede kitap bitti ve devam olan Papucumun Ajanı 2 alınmaya karar verildi.

Eğer okuyan bir kadınsa Tuna Üstüner'e aşık bir kadın, eğer okuyan bir erkekse Deniz Akın'a aşık olacak bir erkek olabilirsiniz.

Her iki krakter de o kadar güzel şekilde yazılmış ki, bir an sizde kendiniz olsaydınız diyebilirsiniz.

Ben şiddetle şiddetle tavsiye edeceğim. Çok beğendim. Devamını okuduğumda yine burada sizinle paylaşıyor olacağım.  Roman daha çok gençlik romanı gibi duruyor. Bence her kesim okuyabilir.

Asude'nin eline diline yüreğine sağlık.

Screenshot_2015-11-04-15-28-25-1
Keyifli okumalar

Kitaptan bir kaç alıntı sizlere

  • Benim ona hayranlıkla bakmamın aksine, o bana otobanda asfalta yapışmışım da beynimin suyu akıyormuş gibi bakıyordu. Arizona çöllerinde karşılaşmış bir bizon ile ceylan gibiydik.Mezar taşıma yazacakları dörtlüğü düşündüm...
  • Pek aşıktı Deniz kız , pek de gariban.
    Öldü zavallıcık Uranüslüye varamadan.
    Niye öldü derlerse diyin ki ;
    Sebebi oldu Tuna'nın elinden dökülen şampuan!"Ahh...Lale, hayatım...Üzerimde ki bluzu gördün mü? Bunu bir leopardan çaldım tatlım.Evet , ben sevdiğim şeyleri almak için olmayacak işler yaparım.Mesela şu beynim...Aslında doğduğumda kafamda bir beyin yokmuş.Estetikle onu da yaptırdım.Biraz az işliyor ama bana yetiyor," diyen kıza bakan Lale kahkaha attı.Denizde bir kahkaha atarken , gevşemiş olmanın rahatlığıyla masasına doğru yöneldi.Çisemle dalga geçmeye bayılıyordu.Yumurtanın ipanayla fırçalanmayan tarafı gibiydim. Her an çürüyecek, yok olacak, yavaşça küçücük kalacaktım. Tuna Üstüner ise elbette sapasağlam olan taraftaydı. Öyle kendinden emin, o kadar sarsılmaz duruyordu ki, ona bakarken Rihter'in ölçemeyeceği bir depreme maruz kaldım. Aşk itirafımı duymuş muydu, emin değildi

4 Kasım 2015 Çarşamba

Biraz Enerji & Pharmaton


Merhabalar

Bugünkü yazım enerji alma üzerine olacaktır. Ben yoğun iş tempo ile çalıştığım için, bazende her yere yetişeyim onuda yapayım bunu da halledeyim derken, bitap düşecek kadar yorgun ve halsiz oluyorum. Yorgunluğum genelde yüzüme ve göz altı morluklarıma değdiği için yorgun bir yüzle müşteri karşılamayı sevmiyorum. Enerjimi yüksek tutmam gerekiyor ki,  daha verimli çalışıp kendime vakit ayırayım.

Kendimi sürekli yorgun ve uyumak istediğim bir zamanda arkadaşım önerisi ile pharmaton kullanmaya başladım.

20151013_230739


Ürünle ilgili bir çok yazı internette bulabilirsiniz. Ben kendi deneyimleri mi sizinle paylaşma kanısındayım. Başkalarının önerisi ve tavsiyesi benim için daha önemli. Bu sitenin de amacı da bu zaten. Doğruları söylemek.


Tüketici olarak bizler olumlu ve olumsuz yorumlara bakarak ürünleri almaya çalışıyoruz. Ben öyleyim mesela.


Ben ve diğer arkadaşlarım ucundan kıyısından sizlere yardımcı olmaya çalışıyoruz.
Pharmaton 30 kapsül olarak satılmakta. Ben biraz kilo kaybı ve aşırı yorgun olduğum için bir hafta boyunca kahvaltıdan sonra birer kapsül olarak aldım. Normalde de günde bir defadan fazla kullanılmaması gerekmektedir.


İlaç gerçekten söylenildiği ve anlatıldığı gibi halsizliği ortadan kaldırıyor. Daha dinç hissetmenize yardımcı oluyor. Enerji verdiği de kendimde görünce, benim tarafımdan tam not aldı.


Günlük alman gereken vücuda yararlı ne varsa veriyor küçücük bir kahverengi hap :-)

20151013_230906


İlacın ben faydasını gerçekten gördüm. Bir günde erken uyumamak için akşam yemeğinden sonra içtim ve o gece uzun süre uyanık kalarak kitap okudum.


Bende yarattığı iki farklı etki oldu. Birincisi ilaç sonrası midemde yanma hissi. Gerçi benim midem hassas. Her ilaç aynı şeyi yapıyor. İkincisi ise ilaç aldıktan sonra gözüm yemekten doymuyor :-)  Sürekli yeme isteği oluyor bende. Ben yemek yemeği çok sevdiğimden kendime hakim olma konusunda zorlanıyorum.


Her kişide aynı etkiyi yapar mı bilmem. Bünyeden bünyeye farklılık gösterebilir. Yinede denemeden doktora danışmakta fayda var. Bu tür ilaçlar bazen farklı rahatsızlıklara sebebiyet verebilir. Ben memnun kaldım ve çantamda sürekli taşır oldum.


Bu günlerde baş dönmesi ve baş ağrısı ile uğraşıyorum. İlacı şimdide bu yönüyle denemeye karar verdim.

20151013_230957 

İlacı sadece eczanelerden almanızı tavsiye ederim. Sanal ortamda taklitleri mevcut.


İlaç satış bedeli 45 TL

Görüşmek üzere. Sevgiyle kalın.


Not: İlaçla ilgili deneyimlerim sadce benimle ilgilidir. Kullanmak isteyen mutlaka doktora danışaraka kullanmalıdır.